17 Ocak 2017 Salı

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2030 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Hallac-ı Mansur’un hakikatini anlatıyor)

2030. Mademki Mansur’a, sevgilisinin vuslatı (Allah’a kavuşması, bir olması ile) yüz gösterdi;
Gönlünü temelinden darağacına vermesi yaraşır mı yaraşır.

Elbisesinden, külaha benzer bir şey kaptım;
Fakat o, aklımı da yaktı-yandırdı, başımı da, ayağımı da (Böyle inanışın beni alev-alev yakarak varlığımı yok etti, yeniden var oluş yoluna girmeme sebep oldu).

Bahçesinin duvarı üstünden bir diken kırdım (Hallac-ı Mansur’un başkalarına batan, canını inciten düşüncesini yok ettim);

O diken yüzünden gönülde nasıl bir heyecan var, nasıl bir dilek;
Tarif edemem.

Bir seher çağı, şarabını içti de aslanlar avlar bir hale geldi şu gönül;
Artık köpeğe benzer ayrılığının yarasını çekmeye layıktır doğrusu.

Gök tayı (Gökleri gezdirecek kişi), çok huysuzdur, çok sert görünür amma aşkının (Seveninin) elinde, boynuna yular takılmış çakala döner.

Nice gönüller aşkından âmâna geldi amma o, onları sürüye-sürüye çekti, götürdü, aman vermedi, insaf etmedi onlara.

Soğuk bir günde, ırmakta bir post vardı, hem de ırmağın ta dibinde;
Adamın birine, dal dedim, dal ırmağa da al şunu.

Tamaa (Doymazlığa) düştü, o ayı postunu almaya geldi;
Fakat bu tamah, onu ayıya giriftar (Tutulmuş, yakalanmış) etti.

Postu bırak da kurtul, git;
Onun eziyetine düştün, onunla savaşmaya koyuldun ne de uzun kaldın dedim.

Dedim ki;
Yürü, git, postun sevgisi, öylesine tesir etti bana ki onun zorlu pençesinden kurtulma ümidi bile kalmadı.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Hallac-ı Mansur Tanrıyla bizzat yaşadığı özel ilişkiyi konuşunca bu makama gelemeyenlerin kıskançlıkları yüzünden darağacında öldürüldüğünü öğrendik.
2.    Hallac-ı Mansur’un kendisini yok edip Tanrı’ya ulaşma imkanı veren ölüm ağacını sevmesinin normal ve doğal olduğunu öğrendik.
3.    Hallac-ı Mansur’u Mevlana Hazretlerinin örnek aldığını, bu örnek almanın kendisinin önceki görüş ve düşüncelerini, duygularını, gideceği yolları değiştirmesine etkili olduğunu öğrendik.
4.    Doymazlık hastalığına düşmüş bir kişinin kaba ve anlayışsız olduğunu öğrendik, anladık.
5.    Kılık kıyafetin, değeri olmayan kişiye değer kazandıramayacağını öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Bu konuyu iyi anlamak için: RAVLİ ALLAH’A ULAŞAN HALKIN LAFINA BAKMAZ yazarak Googleden okumalısın.
“ o dost sevgili;
Eb-ül Hayy suretinde göründü (Canın kendisini göstermesiyle canlılığın görünür olması ile) ve (Ben Hakkım) dedi.
Yoksa darağacına çekilen Mansur değildi, cahiller öyle sandılar” Mevlana.

Herkesin gördüğü ve doğru dediği ile hakikatin farklı olduğunu, her gözün hakikati görecek kuvveti olmadığını, Allah dostlarından bu gözü, bu bakışı almamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                               *                                                          

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 2020 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri kendi özelliklerini anlatıyor)

2020. Balarısı gibi ballarla dolu binlerce kovanım var (Her yerden toplanmış tatlanmış, sağlık veren bilgilerim var);
Canın için vazgeç artık ekşi dedi-kodusundan (Uygunsuz, yakışıksız söz söylemeyi bırak).

İzinin tozu bile yok olan, tamdır;
İlk sağrakta (İlk büyük kadehte) tamamlananın işi iştir.

Bir gönlüm var ki aşk yolunda harap mı harap;
Bir meyhane eri (Şems Hazretleri) birden harap etti, yıktı gitti onu.

Aşkla dedi ki:
Düşmüş, yerlere serilmiş birini istiyorsan gel, öylesine düştü, yerlere döşendi ki dilersen gel de kaldır onu.

Pek yakın gelme, uzaktan seyret, çünkü korkmuyorum, içindeki ateşin yalımları (Alevleri), seni de yakar.

Ateş sararsa seni, gözlerimin yanına gel, inciler (Şekli değişmeyen mücevherleri) saçan gözlerimden sel-sel yaşlar akmada.

Gözyaşlarım boşandı mı beni seyret de taşla Musa’nın, sopa vuruşuyla fışkırıp akan kaynağın hikâyesini gözlerinle gör.

Seslen;
Onun hasta gözleri şifalar veriyor;
Nerde bir hasta varsa gelsin, sıhhat çağı geldi diye bağır.

Dağa çık da nerde bir gönlü uykuya dalmış varsa onun uyanık devleti, ona görüş verecek, biliş lütfedecek (Doğru görüş kuvveti verecek), gelin-gelin diye seslen.

Tanrı, kimin göğsünü ferahlattıysa açtıysa” ayetinin (Zumer suresi 22) ışığı öyle bir mumdan gelir ki o mumun nurlarının parıltısı, iki (Madde ve mana) dünyaya da sığmaz.
                          ***     
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Mevlana Hazretleri güncel olayların yalanlarıyla, aldatmacalarıyla, kandırmacılarıyla, ikna edip yönlendirilme yapmalarıyla uğraşmayıp, oyalanmayıp durmamamızı, kendisine yaklaşmamızı istediğini, kendisinde hayatın doğru özlerinin toplandığını, ikram ettiklerini alıp içselleştirenlere ruhsal ve bedensel sağlık verdiğini öğrendik.
2.    Kendini yok edip bizde var olmak isteyenin işini hemen tamamlayacağını öğrendik.
3.    Şems Hazretlerinin gönlüne bakınca orada Allah’ı gördüğünü, bundan dolayı ona aşkla yerlere döşendiğini, onun gibi gönlünde yalnız Allah’ın olmasını istediğinden alev-alev yandığını öğrendik.
4.    Mevlana Hazretlerine yaklaşan kimselerin değişmez hakikatleri alacaklarını öğrendik.
5.    Mevlana Hazretlerinin sözlerinin gözle görülmüşün inanılması gibi inanıldığını öğrendik.
6.    Mevlana hazretlerinin gönlü isteksiz kalıp uykuya dalmışları, doğru ve uyanık olmak isteyenleri, doğru biliş ve görüş verecek diye davet etmemiz gerektiğini öğrendik.
                               *                                
İşte böyle yaren;
Mevlana Hazretlerinin ışığının Allah’ın göğsünü açıp ferahladığı ayetinin ışığından aldığı ışıkla bizi aydınlattığını, yararlandırdığını öğrendik, anladık.
                               *                                                           

RAVLİ

Popüler Yayınlar