28 Haziran 2017 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 660 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Allah dostuna âşık olanın sıkıntıdan korkmadığını, cesur olduğunu anlatıyor)
                              
660. Kanımızın rengi de şaraba döndü, huyu da;
Çünkü gece kanlar, onun kadehine döküldü mü şarap olur.

Onun ham vaatleri, canın ta içinde şarap gibi coştu-köpürdü;
Ham vaitleriyle (Vaatleriyle) pişkin âşıkların düştüğü halleri seyret.

Adları-sanları (İsmi) kötüye çıkmış, öldürülüp gitmiş âşıklarına kavuşmayı, devlet tahtında oturan padişahlar bile arzulamada.

Damında öyle bir fitne (Karışıklık-kavga) ceylanı göründü ki, mahallesinin köpekleri bile aslanlaştı, aslanlara padişah kesildi.

Allah için olsun, Allah için, kendinde olanlardan sorma şarabın ne olduğunu;
Onun genel lütuflarını sarhoşların sözlerinde seyret.

Elini sarhoşların nabzına koy da ağzı şarapla bulaşmışlardan onun bencil şarabının kokusunu duy.

Canların başlarına ayak basan Tebrizli Şems’in izine ayak basma, başını koy, secdeler et.

Âşıkçasına bir feryat kopar (Yüksek sesle söyle), mahmurluk (Sarhoşluk sonrası sersemliğin) derdini anlat, bir an Farsça söyle, bir an Rumca.

İster Rum ülkesinden ol, ister Arap ol, senden başkasını istemiyorum;
Bana o herkesin tapı kıldığı lütuf sahibinin güzelliğinden bahset, olgunluğunu anlat.

Hem akar yandırırsın, hem düzer koşarsın, hem de parıl-parıl parlarsın dünyada;
Güneş misin, Ay mısın, Ay ışığı mısın, ateş misin, mum musun, söyle.
                             ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Sevilen Allah dostuna kavuşmayı mevki makam sahiplerinin bile çok arzuladığını öğrendik.
2.    Tanrı şarabı sunan Allah dostu Tebrizli Şems Hazretlerinin izini takip etmekle yetinmememiz, ona hayatımızı adamamız gerektiğini öğrendik.
                              * 
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin her hareketi yapacak güçte ve yetenekte olduğunu, bizi Allah huzuruna hazırlamak için her şey yapabilecek yetkide olduğunu öğrendik, anladık.
                               *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 4. CİLT 650 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Allah dostuna âşık olanın sıkıntıdan korkmadığını, cesur olduğunu anlatıyor)
                              
650. A Senâyi âşığa dert gerektir nerde dert?
Güzellerin mihnetini (Sıkıntılarını), eziyetini (Zahmet ve sıkıntıya uğramak) için er olmak gerek, nerde er?

Güzellerin cevri-cevası (Üzüntü vermesi), dünden de üstündür, yarından da;
Gönlünde dünün yarının kaygısı hiç yer etmeyen tek kişi nerde?

Kendini dün-yarın kaygısından kurtulmuş sanırsın, böyle bir hülyaya düşersen bil ki bu üstünlüğün, bu kaygısızlığın tacı-tahtı olur;
Fakat padişah yol alırken önünde savul-savul (Yol açın, yoldan uzaklaşın) diyen çavuşlar bulunur, hani onlar?

Yedi denizin içinde hani kuru kalmış eteğin;
Yedi cehennemin içinde hani yanmamış, soğuk kalmış tabiatın (Huyun, karakterin)?

Bu etek sende yok, bu tabiat sende yok, fakat olmasını istiyorsan hani soğuk-soğuk ah edişin, nerde sıcak gözyaşları döküşün, nerde sararıp solmuş yüzün?

Yol alan aşka nerde bir armağan dememem için her solukta, o düzgün anayoldan gönül kokuları gelip durmada.

Musa’nın kavmine, şu denizde toz ne arar demeyesin diye deniz tozmada;
Bu toz, erenlerin bedenlerinden tozuyor.

Onun kızışışında, onun sövüşünde öylesine bir tat-tuz var ki her gece kan içen gözleriyle kavga edip duruyorum.

Aşkının tuzakları kolumu-kanadımı yorsa, usandırsa bile can dudusu, onun şekerlerine, onun bademlerine doymaz.

Ayrılık gecelerinin korkunçluğunu, ıssızlığını niceye bir sorup duracaksın bana?
Onun devlet günlerinde gece mi kaldı ki?
                             ***  
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                            ***
Neler öğrendik;
1.    Âşık kişinin dertlerden, sıkıntılardan, problemlerden, hastalıklardan korkmaması, yaşantısının vazgeçilmez bir parçası olarak kabul etmesi gerektiğini öğrendik.
2.    Âşık kişinin ne geçmiş ne de gelecek de kötü bir şey olacak düşüncesinde olmadığını, tek düşüncesinin sevdiği Allah dostundan uzak kalmak olduğunu öğrendik.
3.    Âşık kişinin geçmişle ve gelecekle ilişkisinin olacağını, olanaksızlıktan ve çözümsüzlükten hayal âlemine tatlı düş kurarak gerçeklikten uzaklaşmayacağını, daima yolunu bir şekilde açanların olacağını öğrendik.
4.    Âşık kişinin ah edişini, gözyaşlarını başkalarına göstermemeye çalıştığını, bu konularda soğuk davrandığını, gereksiz telaş, gürültü ve heyecan yapmadığını öğrendik. 
5.    Âşık kişinin aşk anayolunda her an müjdelerin kokusunu duyacağını öğrendik.
6.    Herkese su görünen denizin Musa’nın kavmine toz olduğunu, bunları arasından geçerek kurtulduklarını öğrendik.
                              * 
İşte böyle yaren;
Sevgilisinden ayrı düşen âşığın, şaşkınlık içinde güzel yaşadığı günleri arayacağını öğrendik, anladık.
                               *

RAVLİ

Popüler Yayınlar