29 Nisan 2017 Cumartesi

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 3970 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Mevleviliği anlatıyor)

3970. A saki (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan), şu balçık (Dünya) âleminde ululananları (Büyüklenenleri) sarhoş et gitsin de nasıl bir devletten ayrıldığımızı, nasıl bir bahttan (Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçiminden) uzak kaldığımızı anlasınlar.

Gizlenmiş, örtünmüş ne varsa hepsini ortaya dökmek için can yolundan çıkagelen sakiye canlar feda olsun.

Biz, o sakinin karşısında ağızlarımızı açmış, bekliyoruz;
Sunduğu şaraplar sersemlik vermez başa, balarısı, yapmadı onun balını.

Sevgili, ya ağzımızı tut bizim yahut da bil ki yedinci kat yerin altında gizlenen define meydana ha çıktı ha çıkacak.

A Tebriz şehri, hani Şemseddin yokken şöhret bulmuştu, her yana yayılmıştı adı-sanı, o zamanda haberin varsa o zamandan bahset, onu söyle.

Kendimizin düşmanıyız da bizi öldürenin dostuyuz;
Denize gark olmuşuz, denizin dalgası öldürüyor bizi.

Bu çeşit gülerek, seve-seve tatlı canımızı veriyoruz, çünkü o ecel, bizi ballar, şekerler gibi tatlı-tatlı öldürüyor.

O nursuz-pirsiz şeytan, ondan mühlet isteyip duruyor;
Yarın değil, öbürsü gün öldürürüm diye o da mühlet veriyor ona.

İsmail gibi bir güzelce boyun ver hançerine, boğazını çekme sakın;
Çekip bağrına bassa da o basıyor;
Öldürse de o öldürüyor.
                                ***
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Dünyada büyüğüm diye gezenlerin Allah dostlarının gerçek büyüklüğünü anlamaları için Tanrı şarabından içmeleri gerektiğini öğrendik.
2.    Gizlenmiş, üstü örtülüp gözden saklanmış her ne varsa insan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan geldiği zaman açığa çıktığını, gerçek değerin ortaya çıktığını öğrendik.
3.    Tanrı şarabının sersemlik vermediğini, yedi kat yerin altına gizlenmişi ortaya çıkaracak görüş ve güç sahibi yaptığını öğrendik.
4.    Ölmeden önce ölenlerin, ölmeyi sevenlerin, ölümle Allah’a kavuşmanın hasretini çekenlerin Allah dostlarının olduğunu öğrendik.
                                     *
İşte böyle yaren;
Tanrı hükmüne severek, isteyerek razı olmamız, buna uygun davranmamız gerektiğini öğrendik, anladık.
                                   *

RAVLİ

DİVAN-I KEBİR 3 CİLT 3960 İNCİ BEYİT

(Mevlana Hazretleri Mevleviliği anlatıyor)

3960. Şikâyetleri ne de güzel dinledi de derdimize derman oldu;
Çok ağladınız, gülün artık, perde ardından çıktınız, uykudan uyandınız.

Yüce defterler, yüce yazıcılardan uçtu-geldi;
Gafletten (Aymazlıktan) uyanın da çalışıp çabalamak için dağılın.

Tartılarımızı haber vermek için terazimiz geldi;
Rabbimiz, hallerimizi düzene koy, a cömert Tanrı, affınla cömertlik et.

Padişahım, farsça söyleyeyim:
Gönülden haberin var senin;
Ayın parıl-parıl parlasın dursun, devletin ebedi olsun.

Dünyadan bıkmış, usanmış kişi, seni görür de güzelleşmez, gençleşmezse arı-duru suyu bulansın, ateşi kül haline gelsin.

Uyuyan kişi, senin sabahını görür de yatağından sıçrayıp kalkmazsa bahtının gözü, kıyamete-dek uyusun-kalsın.

Dünyada daha bağ, şarap, üzüm yokken canımız, zevalsiz bir şarapla, Tanrı şarabıyla sarhoştu.

Şu kaç-tut yokken, Mansur (Hallaç-ı), o gizli sözü (Enel-Hak), o nükteyi söylememişken biz, dünya Bağdad’ında, ben Tanrı’yım deyip duruyorduk.

Şu Nefs-Küll (İlahi isimlerin manaları), daha balçık âleminde (Dünya insan yaşamına hazırlanırken) mimarlığa başlamamışken gerçekler meyhanesinde işretimiz (İçeceğimiz) tamdı, düzülüp koşulmuştu, mamur bir hale gelmişti.

Canımız, bir dünyaydı  sanki can kadehi, güneş kesilmişti;
O dünya, can şarabıyla boğazın-dek ışıklara boğulmuştu.
                                ***
DİVAN-I KEBİR 3 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARI/1385
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Gaflet uykusunda olan kişiye sözün etkisinin olmayacağından bu aymazlık uykusundan uyandırarak çevresinde olup bitenlerin farkına varması, dalgıdan kurtulmasının ancak Allah’ın gücünde olduğunu, bunu yetki verdiği dostları ile kişiyi uyandırmasıyla olduğunu öğrendik.
2.    Uyandırma: Hazır mumun fitilini başka bir ateşle tutuşturularak yanmasının, etrafa ışık, aydınlık verecek duruma gelmesini sağlamak olduğunu öğrendik.
3.    Allah’ın yalvarışlarımızı kabul edip suçlarımızı bağışlamasıyla üzerimizden aymazlık perdelerinin kalkacağını öğrendik.
4.    Şems Hazretlerinin, Mevlana Hazretlerinin mumumuzu ateşlemesiyle aymazlıktan kurtulacağımızı, temiz, fayda veren, karanlıktan kurtulan, aydınlık veren bir kişi olabileceğimizi öğrendik.
5.    Şems Hazretlerine, Mevlana Hazretlerine daha dünya kurulurken Tanrı şarabıyla sarhoşluk verildiğini, bu sarhoşlukla söylenmemesi gereken sırları bize söyleyerek bizi aymazlıktan kurtardıklarını, yücelere giden yolu gösterdiklerini, inceliklerini anlattıklarını, yolu aydınlattıklarını, istekliye görünür ve görünmez yardımlarda bulunduklarını öğrendik.
6.     Dünyadan bıkmış usanmış kişiyi gençleştiren, güzelleştiren, uyuyanı uyandıran bu öğretiye yüz çevirenlerin akıllarının bulanık, ateşlerinin sönük kalacaklarını öğrendik.
                                *
İşte böyle yaren;
Allah’ın insanın aklını sarhoş ederek gizli bilgilerini dostlarına verdiğini onların bizlere sırları öğrettiğini öğrendik, anladık.
                                   *

RAVLİ

Popüler Yayınlar